ODTÜ Klasik Türk Müziği Topluluğu
Sabah müthiş bir irade gücüyle uykuya karşı koyulur, sonra
calculustur diftir uğraşılır didinilir ve mükafat
olarak çatıda bir yemek yenir küçük bir muhabbetin
eşliğinde. Ve yurda doğru yapılan ufak bir yolculukla
son bulur ODTÜ’lünün mesai saati. Ama bugün
rotamızı değiştirip, rotası farklı olanların yanına
gidiyoruz biz, Endüstri Mühendisliği binasının yanından
biraz yürüyüp yeşil çatısıyla dikkat çeken Klasik
Türk Müziği Topluluğuna doğru bir yolculuğa başlıyoruz.
Zamanda yolculuk bu bir bakıma. Abdülkadir Merâgi’den
başlayıp Itri’leri, İsmail Dedeleri, Sadettin
Kaynak’ları, Avni Anıl’ları içine alan
görkemli bir kültürel birikimi sırtlarına almış bir
kaç gencin zamandaki yolculuğuna katılıyoruz bu akşam.
Daha topluluğun yokuşunu inerken geliyor kulağımıza
hoş bir sâda. Üzerlerine asırların kokusu sinmiş nağmeleri
bu kadar yakından duymak heyecanlandırıyor insanı.
İşte bu tatlı heyecanla giriyoruz binaya. Hemen müziğin
ve muhabetin izini sürerek oturma odasında alıyoruz
soluğu. Ortak bir zevk etrafında toplanmış olamanın
verdigi haz ve rahatlıkla herkes kendisini birşeylere
kaptırmış. Bir köşede kanunla udun sohbeti, diğer
tarafta ateşli bir tartışma, masada birileri tavla
oynuyor... Bütün bu hareketlilik içerisinde topluluğun
bu dönem başkanı Saner giriyor içeri. Hemen oturtuyoruz
ve küçük bir sohbete koyuluyoruz. Tabii ki gizli
amacımız topluluğun işleyişi hakkında bilgi almak
birinci elden.
<!--[if !supportLists]--><!--[endif]-->-
ODTÜ Klasik Türk Müziği
Topluluğu, ODTÜ’nün hem öğrencileri hem mezunları
bakımından en büyük topluluklarından birisi. Peki
o meşhur tabirle “KTMT” nasıl işliyor?
- 1967’de, Türk Müziğinin şu an yaşayan en değerli
bestekarlarından Sn. Erol Sayan tarafından kurulan
KTMT’nin en önemli işleyiş prensibi müziği zevkle
yapılması gereken ciddi bir uğraş olarak görmesidir.
Bu yaklaşımla yaptığı işten zevk almayı ve bu işi
ilerletmek için gerektiğinde sabır ve sebat gösterecek
ciddiyeti, musiki terbiyesinin bir parçası olarak
tam 40 yıldır benimsemiştir KTMT.
Bunun sonucunda bugün her bir yönetim kurulu üyesinin sorumlusu
olduğu eğitim, organizasyon, iletişim, ar-ge, tasarım,
finans, bina, arşiv olmak üzere 8 alt kuruldan oluşan
bir sisteme sahibiz. Böylece topluluğumuza gelen her
insan daha ilk döneminden kendi seçtiği bir alt kurulda
hemen aktivitelere katılıp, kendini geliştirebilmektedir.
Tabii bütün bunlar okul sonrası hayata çok daha büyük
deneyimler katmakta.
Bütün bunların yanında 40 yılın getirdiği çok büyük bir mezun
desteğini de arkasına almış durumda topluluğumuz.
Kendi binamız, konser salonumuz ve daha birçok şey
mezunlarımızın katkılarıyla, destekleriyle ortaya
çıktı ve hala da çıkmakta. Artık aktif bir şekilde
bize destek veren bir Mezun Dayanışma Kurulumuz, Mezun
Yürütme Kurulumuz ve hatta bu yürütme kurulunu denetleyen
Mezun Denetleme kurulumuz bile mevcut.
KTMT tüm ODTÜ öğrencilerini bekliyor hem de kapıları ardına kadar
açık şekilde, tüm üyeleri, mezunları ve hocalarıyla.
İster koro çalışmaları için ister enstrüman dersleri
için hiç olmazsa beraber çay içip birşeyler paylaşabilmek
için…
Saner
yanda çalan sultan-i yegah sirtonun cazibesine daha
fazla dayanamıyor, bizde daha fazla tutmak istemiyoruz
kendisini. Alıyor eline kanunu ve o kendine has uslûbuyla
katılıyor esere.
Hemen
bu küçük boşlukta kulak kabartıyoruz yandaki muhabbete.
Biri heyecanla “sol üstüne taşınmış buseliği
“nihavendleştiren” etkenleri irdeliyor,
birisi muhayyer-kürdi de si’nin artık uşşaklı
basılmayışından yakınıyor. Bir birikimin üzerinde
duran bu tartışma sanki günümüzün muhabbetlerinden
uzaklaştırıyor bizi kısa bir süre için. Biz yan koltukta
müziğe kulak vermiş olan iletişim alt kurulu sorumlusu
İnci’ye dönüyoruz.
<!--[if
!supportLists]-->-
Klasik Türk Müziği
Topluluğunda şu anda neler yapılıyor?<!--[endif]-->
- Çalarız…..Ud,
kanun, keman, klasik kemençe,tanbur, ritim, klarnet
derslerimiz var….Enstrümanlarında usta isimler
heveslerimizin ezgiye dönüşmesine yardımcı olur. Bir
enstrümanla yeni tanışmış, yeni çalmaya başlamış bir
arkadaşın ders çıkışı koşa koşa topluluğa gelip, bir
köşede enstrümanıyla kurduğu arkadaşlığı izlemek hakikaten
çok büyük bir zevk. Hele de içimizden büyüyen, gelişen
grupları sahnede görmenin, heyecanlarını paylaşmanın
verdiği hazzı anlatabilmek zor. İşte ‘Nevniyaz’
ve ‘Orkestra’ grupları KTMT’nin
en verimli tohumları….

Söyleriz… Her
cumartesi KTMT günüdür bizim için…Saat 13.00da
başlar koro çalışmamız. Şefimiz Coşkun Açıkgöz bitmek
tükenmek bilmeyen sabrıyla, enerjisiyle, esprileriyle
keyif içinde öğretir şarkıları..Dönem Sonu Konseri
için hazırlar bizi. Ama tabi KTMTliler sadece
cumartesi günleri söylemez şarkılarını…..Üzülünce
sevinince yerken içerken hep dilimizde bir nağme vardır…Eee
topluluk arşivi geniş söyle söyle bitmez…Bir
de fasıllar var..Seslerimizin ODTÜlülerle buluştuğu
bir diğer etkinliğimiz…Topluluktan arkadaşlar
çalar seyirciyle beraber hep birlikte eşlik ederiz.
Özellikle
fasıllar ve konser sonraları gerçekleştirdiğimiz ‘neyi
nasıl yaptık?, nasıl gelişebiliriz?....müziğimizi
nasıl geliştirebiliriz?’ gibi sorulara cevap
bulmaya çalıştığımız tartışmalar bence ODTÜ’de
bir topluluk olduğumuzun en güzel kanıtını..Ayrıca
Nazariyat Dersleri, Türk Müziği Tarihi Dersleri sayesinde
topluluğun vizyonu genişler ve yaptığımız müzik daha
da iyiye gider…Yani hem eğleniriz hem
öğreniriz..
(Bir de dedik ki topluluk
1967’de kuruldu..yani 40 yıllık….Dolayısıyla
topluluğun geniş bir mezun kitlesi var..Dönem içinde
‘günümüzle’ ‘geçmişimiz’ mezun
çaylarında, mezun yemeklerinde, bina doğum gününde
toplanır beraber çalar söyler…Belki de KTMT’yi
diğer bir çok topluluktan ayıran özelliği bu geçmişe
bağlılığı….)
İşte KTMT’nin temel olarak yaptıkları bunlar….Gelen
yönetimler ve aktif üyeler bu iskeleti giydirir, süsler,
müziğimizi geniş kitlelere ulaştırmaya çalışır….5
gün 5 gece Türk Müziği Günleri neredeyse gelenekselleşen,
KTMT’nin Ankara ve Ankara dışı Türk Müziği gruplarını
misafir ettiği önemli bir aktivitesidir..
Bir de bunlara
ek, yönetim olarak 22-26 Ekim arası Ud-Kanun Günleri
düzenliyoruz…TM severlerin yakından tanıdığı
Göksel Baktagir, Yurdal Tokcan, Halil Karaduman,
Deniz Göktaş…gibi isimlerle dolu 5 günde kaliteli
müziğe ve sohbete doyacağız…Etkinliğin ayrıntılı
bilgilerini yeni internet adresimiz http://www.odtuktmt.com/ ’ da bulabilirsiniz.
İnci’ye
teşekkür ettikten sonra odadaki geçmiş
konserlerin afişlerine bakıyor ve topluluğa konuk
olmuş büyük isimleri görüp heyecanlanıyoruz . Tam
bu sırada bina alt kurulu başkanı Recep giriyor
içeri çayların hazır olduğu haberiyle beraber. Şu
detayı da atlamamak gerekli, sol tarafta iki hanım
kızımız önümüzdeki fasıl da “kısırı kim yapacak,
hamuru kim açıcak” tadında topluluk için çok
önemli bir sorunun çözümüyle uğraşıyor. Ama biz Recep’i
bulmuşken bırakmak istemiyoruz ve bu güzel binanın
sorumlusuna soruyoruz.
-
ODTÜ’de bir çok topluluğun hayallerini süsleyen
bir binaya sahip KTMT. Bu bina ne zaman, kimler tarafından
yapıldı, bundan önce KTMT neredeydi ve şimdi binanın
bu öğrenciler için önemi nedir?
-
Klasik Türk Müziği Topluluğu olarak böylesine
büyük ve güzel bir binaya sahip olmanın bizim için
çok büyük önemi var. Bugün binamız sayesinde etkinliklerimizi
rahat ve huzurlu bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz.
Topluluğumuz 40 yıllık tarihini böylesine bir binayla
süslemesi ayrı bir gurur kaynağı. Binamızın
temeli eylül 2002'de mezunlarımız çok
büyük destekleriyle atıldı. Topluluğumuz daha
öncesinde yer konusunda önemli sıkıntılar çekmekteydi
ve bugunki inanın yakınındaki bir barakada faliyetlerini
sürdürmekteydi.Topluluğumuz artık binasıyla bütünleşmiş
yaklaşık 150 tane üyesiyle ODTÜ'de en önemli topluluklarından
birisidir ve türk müziği adına daha iyilerini yapmak
için tüm üyelerinin ve mezunlarının özverisiyle çalışmaktadır.
Recep’i de biraz yorduktan sonra çayımızı almak
için mutfağa doğru hareketlenmişken diğer bir odada
apayrı bir melodi çalınıyor kulağımıza. Hemen ney’in
sesinin derinlerden geldiği yere giriyoruz. Notaları
önlerinde kendini müziğe kaptırmış insanlar var burada.sohbet
havasında “ferahfeza” bir şeyler mırıldanıyor
sazlar. Bir dinleyiciye her zaman açık olan KTMT’liler
oturtuyor bizi karşılarına. Ortak oluyoruz bu
sohbete. Duyduklarımız İsmail Dede’nin bu zarif
makamının havasına sürüklüyor bizi. Tüm bu zarafetin
içerisinde neyini üflemeye ara veren Engin’i
alıkoyuyoruz müzikten ve küçük bir sohbete koyuluyoruz
KTMT’yi bir de öğrenci dilinden dinlemek için.
-KTMT’li olmak nasıl bir duygu Engin?
Çok klişe bir soru ancak çok özgün bir cevap bekliyoruz
senden.
-KTMT’li
olmak, bir saatlik ders aranızda, bölüm-topluluk arası
yarım saatlik gidiş-geliş mesafesini toplulukta yarım
saat bir şeyler çalabilme veya dinleyebilme uğruna
yürümektir. Topluluğun penceresinden dışarıya taşan
ud ve kanun tınılarını duyduğunuzda unutursunuz yorgunluğunuzu.
Sonra
içeriye girip siz de kaybolursunuz o nağmeler arasında.
Ama kendinizi çok kaybederseniz bir saat sonraki dersinizi
kaçırdığınızı fark edersiniz bir yarım saat sonra.
KTMT’li olmak bir his meselesidir. Zaman,mekan,
yaş ayırt etmeksizin aynı şeyleri hissedebilmektir
farklı insanlarla. Aynı şarkıda daha o gün tanıştığınız,
yanınızda oturan biriyle aynı şeyleri hissedersiniz.
Veya 300 sene önce yapılmış bir şarkıyı ve oradaki
duyguyu dedeniz yaşındaki tonton bir amcayla tartışabilirsiniz.
KTMT’ye
geldiğinizde oradakilerle bir şeyler paylaştıkça KTMT’li
olursunuz. Ama bundan bir sonraki aşama KTMT’nin
sizin olmasıdır. Bu daha güzel bir duygudur.
Engin’i tekrar sazların
arasına bırakıp odadaki dolaplara gözatıyoruz. Çok
ilgi çekici kitaplar, notalar, cdler, kayıtlar...
uzun sözün kısası geniş bir arşiv gözümüze çarpan
burada. Biraz yakından bakıyoruz arşive ve görüyoruz
ki toplulukta bugüne kadar yapılmış etkinliklerin
kayıtlarından en güncel çalışmalara albümlere, nazariyat
üzerine veya klasik türk müziği tarihi üzerine ilgi
çekiçi bir sürü yapıta kitaba kadar zengin bir birikim
var KTMT arşivinde. Ve tüm topluluk öğrencileri özgürce
yararlanabiliyor tüm arşivden. Topluluk içerisinde
kullanabildikleri gibi belirli süreler için arşivden
cd veya kitap ödünç alabildiklerini öğreniyoruz öğrencilerden.
Müziği arkamıza alarak
topluluğun başka bir odasına yöneliyoruz. Burada da
önümüzdeki etkinliğin afişleri üzerine tasarım ekibinin
beyin fırtınasına rastlıyoruz. Güzel bir ekip çalışması
var yine gün boyunca topluluğun genelinde dikkat ettiğimiz
gibi. Bu çalışmayı da yakından görünce biz de KTMT
afişlerinin ilan panolarındaki iddiasını da
kolaylıkla anlayabiliyoruz. Bugün sıkça yaptığımızın
tersine bu ekibin çalışmasını bölmüyoruz ve yavaş
yavaş bu müzikli sonbahar akşamının sonuna geldiğimizin
bilinciyle kapıya doğru yöneliyoruz. Biz yürürken
içeriden büyülü bir ses yükseliyor. Itri’nin
Neva-Kar’ı bu. Yolculuğumuzun sonuna gelirken
üstad Yahya Kemal’in şu dizeleri eşlik ediyor
bize.
“ Güneş doğmadan mavileşmiş Boğaz’dan,
Neva-Kar açılsın bütün ses ve sazdan,
Ufuklarda sürsün bu zafer musikisi ”
Klasik Türk Müziği Topluluğu bu “zafer musikisini”
ODTÜ’de sürdürmeye devam ediyor. Biz de kapısından
cıkarken topluluğun güzel bir akşam üstü geçirmenin
verdiği huzurla doluyoruz. Topluluktan zihnimizin
köşelerine takılan melodileri anımsayarak iniyoruz
sadece bu akşamlık boğazda saz eşliğiyle sandal sefası
yaparmış gibi ilerlediğimiz makina yokuşundan.
İçimizde yaklaşan “ud-kanun” günlerinin
verdiği heyecan ve yarattığı sabırsızlıkla bu musikiyle
yeniden buluşmayı hayal ediyoruz.
Klasik Türk Müziği Topluluğu kapıları sonuna kadar
açık şekilde, tüm güleryüzlü üyeleriyle müzikle ilgilensin
ilgilenmesin bütün ODTÜ’lüleri bekliyor. Beraber
dinlemek, söylemek, öğrenmek, çalmak ya da başkanı’nın
da vurguladığı gibi “beraber çay içip bir şeyler
paylaşabilmek için”.