1967 Yılının ikinci sömestri
başlıyor. Keman, Kanun ve Ud çalan (Cahit Baylav,
Nuhkan Berberoğlu, İlkerGünçer) ama birbirlerini
tanımayan üç ODTÜ 'lü genç, Ankara Kurtuluş
Lisesinden sınıf arkadaşım Uğur KÖKTÜRK (Şimdi
Ege Üniversitesinde Öğretim Üyesi) tarafından
tanıştırılıyor ve biraraya gelip Türk Müziği
topluluğunun nüvesini oluşturuyor.
O zaman ODTÜ 'de Türk müziğine
pek sıcak bakılmıyor, Saray Müziği, Padişah
Müziği gibi sıfatlar yakıştırılarak dışlanıyor,
hatta zaman zaman gericilikle de suçlanıyor
bu tür müzikle uğraşanlar. Bu nedenle topluluğa
üye bulmakta oldukça zorlanıyoruz. Birebir temaslarla
arkadaşlarımızı topluluğa davet edip neredeyse
gizli gizli üye topluyoruz, ama bir gelen bir
daha ayrılamıyor.
Tabii olarak her türlü siyasi
görüşte olan arkadaşlar, toplumda o zamanki
derin siyasi ayrışmalara rağmen, müziğimizin
birleştirici ve bütünleştirici özelliği ve Erol
Sayan Hocamızın değerli katkılarıyla birbirlerine
içten bağlı, hoşgörülü ve saygılı bir topluluk
oluşturdular.
Yedi yıl başkanlık görevini
üstlendiğim topluluğumuzda hiç kimsenin diğeriyle
münakaşa ettiğini, yüksek sesle konuştuğunu
görmedim desem inanmak size zor gelecek ama,
bütün samimiyetimle gerçek bu. Nitekim aradan
41 yıl geçmesine rağmen bugün 60 lı yaşlarda
olan bu arkadaşların her yıl birlikte olabilmek
için hala büyük bir heyecan ve istek duyması,
sanırım bu tesbitimi en iyi şekilde desteklemektedir.
Hep aynı şeyi tekrarlıyoruz,
ama dünü bilirsek bugünü daha iyi değerlendiririz.
Dün maddi ve manevi imkanlarımız yok denecek
kadardı. 8-10 metrekarelik bir baraka odamız
vardı. Bugün sahip olduğumuz, binamız, korolarımız,
enstürüman derslerimiz, kredili derslerimiz,
enstrümanlarımız, çay ocağımız, suyumuz, konser
salonumuz, mezunlarımız, çok çalışkan başarılı
yönetici öğrencilerimiz ve gençlerimiz var.
41 yıldan bugüne ulaşılmasında
emeği geçen ismi bilinen ve bilinmeyen topluluğumuzun
bütün üyelerine, Hocalarına .... kısaca topluluğa
bir toplu iğne kadar da olsa hizmette bulunan
herkese sonsuz teşekkürler.
Temennim bugünkü genç öğrencilerin
de birbirlerine ve topluluğa bağlılık ve sevgilerini,
mezuniyetleri sonrasında da devam ettirmeleridir.
Herkese sevgi ve saygılar.