NİSAN 2008
 
NEYDİ O AKŞAM ....

Mustafa TUYGUN, EE89

 

 


İtiraf ediyorum! Bu başlığı sevgili dostum Hakan Kural'ın e-posta mesajından aldım. Her yönüyle aklımızda, dilimizde kalan tadlarla ertesi gün bu sözü söylüyorduk. Neydi o akşam…

5 Nisan Cumartesi günü yine çok özel bir gece yaşandı Vişnelik'te. Mezunlarıyla, öğrencisiyle, ilk şefiyle ve yokluğu hissedilen son şefiyle... Bir numaralı üyesiyle, geleceğin üyeleriyle, İstanbul'dan ve İzmir'den gelenlerle ve çoğumuzun aileleriyle. Topluluğumuz giderek büyüyor ve kenetleniyor. Gelecek yıllarda Vişnelik salonuna sığamayacağız anlaşılan. Dernek yönetimimize başvursak mı acaba, "lütfen bu salonu iki katına çıkarınız" diye (!).

41 kere maşallah dedirtiyordu, ODTÜ Türk Müziği Topluluğumuzun 41. yılındaki bu geleneksel mezunlar ve öğrenciler buluşması. "Safalar getirdiniz, safa geldiniz dostlar" karşılamasıyla başlayan gece, sanıyorum 2000 yılından beri düzenlediğimiz bu buluşmalarımız içinde katılımı en çok olanıydı. 35 yıldır, 20 yıldır, 15 yıldır hiç görüşememiş bazı mezunlarımızın kucaklaşmasına şahit oldum; hem keyiflendim hem de umutlandım. Dayanışma Kurulumuzu kuranların ısrarlı ve titiz çalışmalarıyla ve Topluluk Öğrenci Yönetim Kurullarımızın büyük özverisiyle gelinmişti buralara. O dönemleri yaşayanlar olarak hayal edilen işlerin tamamlanmaya başladığını görmek neşelendiriyor şimdi bizleri.

Yapılanlar hiç de azımsanacak gibi değildi 2000'den bu yana. İlk kurucu mezunların düzenli toplanmasından ve belki de belli yerlerdeki kısmi haberleşmelerden, tüm mezunlarımızın ve öğrencilerimizin bir araya geldiği, birbirleriyle haberleştiği, dertleştiği, ortak amaçlarımız için kenetlendiği günlere geldik. Çok güzel bir Topluluk binasını birlikte, dayanışma ile gerçekleştirdik. Bina'daki öğrenci faaliyetleri öylesine arttı ki eskiden küçücük barakayla yetinilirken şimdi neredeyse bu koca bina dar gelmeye başladı bile. Çok özel ve çok güzel bir web sayfamız oluştu. Mutlaka ziyaret edin: www.odtuktmt.com ; eline sağlık Rıdvan Abi.

Tabii bizim hedeflerimiz bitmez. Türk Müziğine yaraşır çalışmaları güçlendirip, tüm yurda hatta dünyaya yaymak.. Bir büyük enstitü, bir büyük konservatuvar ama bağımsız ve özel çalışmaları yapabilen yapıları da hedefliyoruz. Bir hayal gibi görünse de şimdiden, gerçekleştirmek mümkün bunları da feyz alarak dünden.

Öğrenci arkadaşlarımızın kurduğu Nev Niyaz grubu doyumsuz bir saz eserleri demeti sundular bize. Ahenkli, disiplinli, heyecanlı... Hepsi genç ve umut veriyordu salondaki herkese ''Biz buradayız, beraberiz, çalışıyoruz, üretiyoruz, geliştiriyoruz'' diye. Sevgili Saner kardeşim inatçılığın ve ısrarların için teşekkürler, bu çabalar hep sürsün ve daha da yeşersin.

1967'de atılmıştı aslında bu tohumlar. Müzik için, beraberlik için, başarmak için. Hep başarılar işlenmişti tarihine bu topluluğun onca zorluklara ve engellere rağmen. Ümidini hiç kaybetmemişti bu topluluk; emindi gelecek günlerden şimdi gelecek yıllardan emin olduğu gibi. Meşaleyi yakanlarla onu körükleyenlerin ve başlarının üstünde taşıyanların omuz omuza yürümesi, birlikte çalması ve birlikte söymesi kanıtıydı geleceğe böyle umutla bakmamızın.

Öğrenci korosu o gün öksüz kalır mı diye hayıflanmıştık önce, değerli şefleri Coşkun, babasına ihtiyacı olan desteği vermekteydi zira. Pek tabii ki, uzun yıllardan beri topluluk üyeliği ve başkanlığı yapmış olan ve daha sonra koronun şefliği sorumluluğunu üstlenen şefimiz, arkadaşımız Coşkun'un eksikliğini hepimiz hissettik.. Ama bir günlük çalışmayla öğrenci koromuzla kaynaşan ve ahenkli bir nakış işlenmesini sağlayan İlker Abi ne güne duruyordu, o başlarındaydı onların bir baba edasıyla bir şeften daha çok.

Mezunlar koromuz da ona emanetti zaten. Çok küçük bir gruba prova yaptırabilmişti seçtiği o güzel Hicaz eserlerleri, ama koro büyüyüvermişti o salonda tüm mezunlarla. Hatta sahne dolunca bir çoğu yerinden eşlik etti, eskisiyle yenisiyle. Hepsi de tek yürek olarak söylediler eserleri, yine genç sazende arkadaşlarımızın desteğiyle.

Sazlar çalınır Vişnelik bahçelerinde,
Bizim sesimiz var, inleyen nağmelerde,
Bin taze emel, bin taze umut var hepimizin gözlerinde,
Hedefimiz var, yüreğimiz var bu birlikteliklerde.

Tüm topluluk mezunlarımıza seslenmek istiyorum: Bir zamanlar üyesi olduğunuz bu toplulukla gurur duyabilirsiniz. Kendinizi bu birlikteliğin kucağına atın. Daha sık bir biraraya gelmek için bahaneler yaratın. Genç arkadaşlarımızın atölye çalışmalarına, konserlerine, sayısını hatırlayamadığım etkinliklerine katılın. Dayanışma Kurulumuzun ruhuna katılın, çalışmalarımıza destek olun ve yenilikler katın.

Üniversitemiz yönetimi ve Derneğimizin yönetimi ve çalışanları da tüm bu organizasyonlarımızda bize hep yardımcı oluyorlar. Onlara da minnettarız.

Bir sonraki durağımız belki 30 Ağustos büyük buluşması belki de daha yakındır, kimbilir. Hoşçakalın. Müzikle kalın..

Mustafa TUYGUN, EE89
ODTÜ KTMT -MYK
Mezunlar Yürütme Kurulu Üyesi


 
Diğer Yazılar :
 
Mayıs 2010 Mustafa TUYGUN, EE89 Seyyahname: 'Bir gece yolculuğu...'
     
Mart 2010 Savaş Zafer Şahin Nevniyaz: Bir Doğum Öyküsü
     
Ocak 2010 Reşat Önal Gaziantep Buluşması
     
Nisan 2009 İlker günçer , E.E 1969 DAHA İLERİYE
     
Mart 2009 Canan Toker ESKİ GÜNLER
     
Ocak 2009 Rıdvan Uğurlu, EE/79 Topluluğumuz ve İnternet Sitemiz
     
Ekim 2008 Fatin YÜCEL, EE-73 Bergama Keyfi...
     
Ağustos 2008 İsmail TANIL "TRT - AKŞAM SEFASI"
     
Temmuz 2008 Yusuf Ata ARIAK - Saner ESMER Yıkmasına yıkılamaz, hiç olmazsa değeri öğrenilsin
     
Haziran 2008 Yusuf Ata ARIAK Avni Anıl hocamızın vefatı
     
Nisan 2008 Mustafa TUYGUN, EE89 NEYDİ O AKŞAM ....
     
Mart 2008 Erol Gürel , Man'79 BİR ODA BİR SALON BARAKA
     
Şubat 2008 Çetin Atatunç Altmışlı yıllarda topluluk " Sol-Fa-Sol"
     
Ocak 2008 Ç.Hakan Kural, EE'90 BİRİNCİ 40 YIL…
     
Kasım 2007 Saner Esmer ODTU KTMT'nin Bugünü
     
Ekim 2007 Nuhkan Berberoğlu Kuruluş Öyküsü